Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP Derinkuyu İlçe Başkanı Soner Barut: “15 Temmuz’un Ardından Gerçek Adalet İçin Her Yönüyle Şeffaf Bir Hesaplaşma Şarttır”

“Acıları ortaklaştırmalı, hataları gizlememeliyiz” CHP Derinkuyu İlçe Başkanı Soner Barut, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, darbe girişiminin Türkiyenin demokratik düzenine yönelik kabul edilemez bir saldırı olduğunu belirterek, yaşamını yitiren şehitleri rahmetle, gazileri ise saygı ve minnetle andı.

"Acıları ortaklaştırmalı, hataları gizlememeliyiz" CHP Derinkuyu İlçe Başkanı Soner Barut,

Barut, “15 Temmuz, milletimizin ortak acısıdır. Ancak şehitlerimizin hatırasına sahip çıkmanın yolu, yaşanan süreci bütün yönleriyle değerlendirmek ve aynı hataların tekrarına izin vermemektir.” dedi.

“Demokratik denetim zayıfladığında devlet ağır bedeller öder”

Soner Barut açıklamasında, darbe girişimine giden süreçten çıkarılması gereken derslere dikkat çekerek, “Devlet kurumlarının liyakatten uzaklaşması, denetim mekanizmalarının zayıflaması ve geçmişte yapılan yanlış siyasi tercihlerin sorgulanmaması, toplumsal güveni zedelemektedir. Böyle dönemlerde devletin kurumsal yapısı zarar görür, bedelini ise millet öder.” ifadelerini kullandı.

“O gece demokrasiyi savunan halk oldu”

Barut, 15 Temmuz gecesi halkın gösterdiği direnişe vurgu yaparak, “Devletin yaşadığı güvenlik zafiyetine rağmen milyonlarca yurttaş demokrasiye, Cumhuriyet’e ve millet iradesine sahip çıktı. Darbecilere karşı verilen mücadele, halkın demokratik değerlere bağlılığını tüm dünyaya göstermiştir. Şehitlerimizin fedakârlığı asla unutulmayacaktır.” diye konuştu.

“Türkiye’nin ihtiyacı güçlü kurumlar ve hukukun üstünlüğüdür”

Açıklamasını tamamlayan Soner Barut şu değerlendirmelerde bulundu:
“15 Temmuz’un ardından gerçek anlamda yapılması gereken; devleti kişilere ya da kapalı yapılara değil, hukukun üstünlüğüne emanet etmektir. Geçmişte FETÖ’nün devlet içinde bu denli güç kazanmasına imkân veren siyasi anlayışla samimi bir muhasebe yapılmadan benzer risklerin tamamen ortadan kalktığını söylemek mümkün değildir. Türkiye’nin geleceği; bağımsız yargının, liyakat esaslı kamu yönetiminin, kuvvetler ayrılığının ve laik Cumhuriyet’in kararlılıkla korunmasına bağlıdır. Şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyorum.”